Home > Uncategorized > İstediğiniz Her Şeyi Öğrenmek için: Feynman Tekniği

İstediğiniz Her Şeyi Öğrenmek için: Feynman Tekniği

İstediğiniz her şeyi öğrenmek, hem de hızlı ve kolayca öğrenmek mümkün mü?

İstediğiniz her şeyi öğrenmek… kulağa epey güzel geliyor değil mi? Evet, Feynman Tekniği denen yöntem ile bunun mümkün olduğu anlatılıyor. Aşağıda ayrıntılı olarak açıklayacağımız bu teknikte dört basit adım bulunuyor:

  • Bir Konsept Seç
  • Küçük Bir Çocuğa Öğret
  • Boşlukları Belirle ve Kaynak Malzemeye Geri Dön
  • Gözden Geçir ve Basitleştir

Öğrenmiyorsan olduğun yerde sayıyorsun demektir. Peki, yeni konuları öğrenmenin ve mevcut bilgilerimizdeki boşlukları belirlemenin en iyi yolu nedir? İşte istediğiniz her şeyi öğrenmek ve bunu olabildiğince hızlı başarmak için uygulayacağımız yönteme geçiyoruz. Öncelikle “bilgi” konusuna değinelim.

İki Bilgi Türü

İki tür bilgi vardır ve çoğumuz yanlış olana odaklanırız. İlk bilgi türü, bir şeyin adını bilmeye odaklanır. İkincisi, bir şeyi bilmeye odaklanır. Ve bu ikisi aynı şey değildir.

Ünlü Nobel ödüllü fizikçi Richard Feynman, bir şeyi bilmek ile bir şeyin adını bilmek arasındaki farkı anlamış ve başarısının en önemli nedenlerinden biri bu olmuştur. Aslında kendisi bir öğrenme formülü geliştirmiştir ki bu da bir şeyi herkesten daha iyi anladığını ortaya koyuyor.

Bir şeyi daha hızlı ve daha iyi bir kavrayışla öğrenmenize yardımcı olan bu formüle elbette Feynman Tekniği deniyor. En iyi tarafı ise uygulanmasının inanılmaz derecede kolay olması.

“Ne düşündüğünü bildiğini söyleyen ama onu ifade edemeyen kişi genellikle ne düşündüğünü bilmiyordur.” – Mortimer Adler

Öğrenmek konusu ile ilgili ilginizi çekebilecek bir başka yazımız: Hızlı İngilizce Öğrenmek ve İngilizce Konuşmak İçin 7 İpucu

Evet, dediğimiz gibi istediğiniz her şeyi öğrenmek için uygulayacağınız Feynman Tekniğin’in dört adımı var.

1. Adım: Çocuğa Öğretmek

Boş bir kağıt çıkarın ve öğrenmek istediğiniz konuyu en yukarıya yazın. Sonra da konu hakkındaki bilgilerinizi, bir çocuğa öğretiyormuş gibi yazın. Akıllı yetişkin arkadaşınıza değil, temel kavramları ve ilişkileri anlayabilecek kadar kelime haznesine ve dikkat süresine sahip olan, takriben 8 yaşlarında bir çocuğa…

Birçok insan, bir şeyi anlamadığı zaman bunu maskelemek için karmaşık kelime ve jargon kullanma eğilimindedir. Ama aslında böyle yaparak kendimizi kandırıyoruz, çünkü anlamadığımızın farkına da varmamış oluyoruz. Ayrıca teknik jargon kullanmak, çevremizdekilerden yanlış anlamalarımızı da gizler.

Bir çocuğun bile anlayabileceği basit bir dil ile bir fikri başından sonuna kadar yazmak sayesinde, kavramı daha derin bir seviyede anlamanın ve fikirler arasındaki ilişkileri ve bağlantıları basitleştirmenin yolunu açmış olursunuz. Bu yüzden yazınızda sadece en yaygın ve temel ifadeleri kullanmaya dikkat edin. Anlatmakta zorlanıyorsanız, konu hakkındaki boşlukların nerelerde olduğunu fark ediyorsunuz demektir. Bu kulağa biraz rahatsız ediciymiş gibi gelebilirse de gerçekten iyi bir öğrenme fırsatı sunuyor.

2. Adım: Gözden Geçirmek

Birinci adımda kaçınılmaz olarak bilginizdeki bazı boşluklarla karşılaşırsınız; önemli bir şeyi unutmak, açıklayamamak veya önemli bir kavramı ilişkilendirmekte güçlük çekmek gibi.

Bu gerçekten çok kıymetli bir geri bildirimdir, çünkü bilginizin sınırını keşfetmiş oldunuz. Yetkinlik, yeteneklerinizin sınırını bilmektir ve siz de şimdi bir eksiklik tanımladınız.

Öğrenmenin başladığı yer burasıdır. Artık nerede takıldığınızı biliyorsunuz, kaynak materyale geri dönün ve bilginizi az önceki gibi temel terimlerle açıklayabilinceye kadar tekrar öğrenin.

Anlayışınızın sınırlarını belirlemek, hata yapma olasılığınızı da azaltır. Ayrıca bu bilginizi uyguladığınız zamanki başarı şansınızı arttırır.

3. Adım: Düzenlemek ve Basitleştirmek

Şimdi kendi ellerinizle almış olduğunuz kıymeti notlarınız var. Biraz gözden geçirme zamanı. Şuna dikkat edeceksiniz; kaynak materyalden herhangi bir teknik terimi yanlışlıkla kullandıysanız bunları silip değiştirin. Unutmayın, sizin anlatımınız olabildiğince basit ve yalın bir dille yapılmış olmalı. Notlarınızı akıcı bir anlatıma, yani bir tür hikayeye dönüştürün.

Şimdi yazdığınızı -içinizden değil, sesli olarak- okuyun. Açıklama basit değilse veya hala biraz kafa karıştırıcı geliyorsa, bu alandaki kavrayışınız üzerinde biraz daha çalışmaya ihtiyaç olduğunun iyi bir göstergesidir.

4. Adım (isteğe bağlı): İletmek

Bilginizin nihai testi, onu bir başkasına aktarma kapasitenizdir. Konuyu tam olarak anladığınızdan emin olmak istiyorsanız bunu birisine anlatın. Bunun için en iyi aday konu hakkında az da olsa bilgisi olan birisidir; ya da en azından o 8 yaşındaki çocuğa ulaşmalısınız.

Sonuç

Bu sadece bir şeyi öğrenmek için çok iyi bir yöntem değil, aynı zamanda farklı ve etkili bir düşünme biçimi geliştirmenizi de sağlayacak bir tekniktir. Bu düşünme biçimi sayesinde dilediğiniz konuları kafanızdan silip onları sıfırdan oluşturabilme imkanı bulabilirsiniz.

Feynman yaklaşımının sezgisel olarak inandığı şey şu: Zeka bir büyüme sürecidir.

Bu yöntemle fikir ve kavramları daha derinlemesine anlayıp öğrenebileceksiniz. Ve istediğiniz her şeyi öğrenmek yeteneğinin yanı sıra, daha da ilginç bir şey olarak, sorunlara bu şekilde yaklaşarak, birisi karşınızda veya herhangi bir ortamda ‘neden bahsettiğini bilmiyorsa’ siz bunu kolayca anlayabileceksiniz.

Leave a Reply