Home > Uncategorized > İş Fikirleriniz Neden Başarıya Ulaşmıyor? İşte Nedenleri ve Çözümleri

İş Fikirleriniz Neden Başarıya Ulaşmıyor? İşte Nedenleri ve Çözümleri

Eğer benim gibi biriyseniz her gün beyninizden yeni iş fikirleri geçiyordur. Hatta bazen aklımıza gelen bazı fikirler kulağımıza da o kadar iyi gelir ki bir süre onları düşünmeden duramayız. Aslında bunlar hep girişimci ruhlu biri olduğunuzun alametleridir; sürekli beyin fırtınası halinde olmak, hızlı notlar almak, başarı vizyonuyla bakmak ve görmek… Ama işte birkaç gün, birkaç hafta ve hatta birkaç ay sonra bu harika fikirler sayesinde ortaya çıkan motivasyon giderek sönüyor; fikirlerimiz de öyle ölüp gidiyor ve asla bir sonraki adıma geçmiyor. Bu gerçekten çok üzücü çünkü inanıyorum ki o fikirlerin pek çoğu cidden harikaydı ve iş yapacak, para kazandıracak fikirlerdi. Şimdi, bunun neden olduğunu anlayabilirsek bu süreci daha iyi yönetebileceğimizi düşünüyorum. Böylece fikirlerimize olan inancımız ve motivasyonumuz kısa süre içerisinde azalmayacak ve biz de işi bir sonraki seviyeye taşımaya başlayabileceğiz. İşte aklımıza gelen fikirlerin giderek sönmesine sebep olan ve adım atmamızı engelleyen beş temel neden:

1. Hızlı sonuçlar istiyoruz ve onları göremiyoruz.

Her şeyin HIZLI olmasını istediğimiz bir çağda yaşıyoruz. Yani, Google aramaları bile 0,29 saniyede gerçekleşiyor düşünsenize! 🙂 Ve biz bu aramaları her gün yapıyoruz. Alıştığımız şey bu. Oysa ki fikirlerin gerçekleşmesi zaman alan bir şey. Harika bir fikri katletmenin en kesin yolu henüz meyvesini vermeden, hatta daha olgunlaşmadan hemen ondan vazgeçmektir. Hedeflerinizi hatırlamalısınız; daha en başında fikrinizin sizi neden bu kadar heyecanlandırdığını hatırlamalısınız. Bunun için iyi bir taktik yol haritanızı baştan hazırlamaktır. Varmak istediğiniz yere ulaşmak için gereken adımları yazın. Böylece hemen görmek istediğiniz sonuçları göremediğiniz için vazgeçmek üzereyken, daha tüm sürecin ne kadar başında olduğunuzu fark edeceksiniz. Hedefinizi ve “yol haritanızı” kağıt üzerinde görmeniz, size devam etmeniz için gereken desteği ve motivasyonu sağlayacaktır.

2. Bir sonraki adımdan emin değiliz; ne yapacağımızı bilemiyoruz.

Bu her zaman olur ama kesinlikle bizi durdurmamalı. Sadece bir engele ulaştınız, sürekli karşınıza çıkacak olan zorluklardan yeni bir tanesiyle karşılaştınız. Ve bunu atlatmak için yalnızca biraz daha araştırma yapmalısınız. Ya da birinden yardım isteyebilirsiniz. Ayrıca yol haritanıza dönüp sonraki adımların neler olduğuna bakabilirsiniz. Her seferinde sadece bir adım atmanız gerektiğini de unutmayın. “Uzun atlama” yapmaya gerek yok. Sabır pek çok kapının anahtarıdır ve en büyük hedeflere dahi küçük ama sabırlı, kararlı adımlarla ulaşılabilir.

3. Bir süre sonra artık umursamaz oluyoruz.

Bazı zamanlar olur, neden bu kadar sıkı çalıştığınızı “unutursunuz”. Tabi bu aslında unutmakla değil motivasyon kaybıyla alakalıdır; bir tür ‘görmezden gelme’dir. Motivasyon ile ilgili olarak şunları yapabilirsiniz: İlk başta fikriniz için neden bu kadar heyecanlı olduğunuzu hatırlayın! Tünelin sonunda hayatın nasıl olacağını düşünün. İlham verici bir kitap okuyun. Benim favorilerimden birisi Gary Vaynerchuk’ın Crush It kitabıdır. En sevdiğiniz alıntıları (özlü sözleri) gözünüzün önüne getirin. Masanızda, bilgisayarınızın hemen yanında, duvarda, her nerede olursa, size yakın ve her fırsatta görebileceğiniz bir yerde olsun. En sevdiğiniz motivasyon konuşmacısının, yazarın, girişimcinin, tecrübeli bir iş adamının, sizin için önemli birinin en motive edici sözünü yapıştırın ya da asın. Benimki de şu: “Büyüklük, her gün küçük bir şeyler başarmaktır.” Ve masamın hemen yanında asılı bir söz. Bunu okudukça motivasyon yükleniyorum, her okuduğumda işime yeniden daha istekle sarılıyorum. Ve çalışmaya geri dönüyorum. Başka motivasyon kaynakları da oluyor tabi çevremizi donattığımız; kitaplar, Pinterest quote’ları.. Önemli olan motivasyonu sürekli taze ve güncel tutmak. Biriyle konuşun. Enerjinizin düştüğünü hissediyorsanız bazen tek ihtiyacınız bir arkadaş olabilir. Sırf bu yüzden birçok insan spor salonuna gitmenin ya da bir diyeti sürdürmenin, hatta sigarayı bırakmanın daha kolay olduğunu söylemiyor mu? Bir yol arkadaşı çoğu insan için eşsiz bir motivasyon unsurudur. Kısa bir mola verin. Genellikle bir şey üzerinde uzun süre ve yoğun olarak çalıştığımızda o işi ne için yapıyor olduğumuzu unutabiliyoruz. Bazen bir veya iki gün için kendinize izin verdiğinizde, o izin süreci içinde motivasyonunuzun hızla geri geldiğini göreceksinizdir.

4. Fikrimizin bizim ilk başta düşündüğümüz kadar iyi olup olmadığından emin değiliz.

Bazen fikrinizle ilgili kafanızda ikinci düşünceler beliriverir; “Belki de fikrim sandığım kadar harika değil?” gibi. Bu tür düşünceler benim kafamda herkesinkinden daha fazla belirir. Ne de olsa hem OKB (obsesif kompulsif bozukluk) geçmişi olan biriyim, hem de mükemmeliyetçi, tipik bir Başak burcuyum. Haliyle bunların üstesinden gelmeyi başarmış biri olarak size fikrinizi ve buna yönelik motivasyonunuzu canlı tutmak için yapabileceklerinizi söyleyebilecek en iyi kişiyim sanıyorum. Olumlu düşüncelere sahip olun, olumlu şeyleri düşünün. Çekim Yasası denen şeyi hiç duymuş muydunuz? Elbette duymuşsunuzdur; temel olarak kafamızdaki düşüncelerin hayatın gerçekliğine etki ettiğini anlatır. Yani özetle; Olumlu düşün, başına olumlu şeyler gelsin! Şu da var ki bir şans vermeden asla başarılı olamayacaksınız; bunu her zaman bilmelisiniz. Evet tabi ya, biliyorsunuz elbette ama bilmeniz yetmez; hatırlamalısınız. Yani şöyle düşünün bir kere; en kötüsü ne olabilir ki? İnternette bir iş yapıyorsunuz; müthiş fırsatlar zamanı. American Dream diye b*ktan bir masal vardı eskiden, Amerikan Rüyası. İş yapıp zengin olmak isteyenler için sonsuz (?) fırsatlar sunan ülke… O çağdan malı götürebilenler götürdüler. Şimdi ise bilişim çağındayız; bu da internetin fırsatlar dünyası ve üstelik o çağdakinden çok daha gerçek, çok daha zengin ve çok daha fazla kazandırma fırsatları sunuyor. Ve neredeyse “maliyetsiz” diyebileceğim kadar ucuz! Özet: Fikirlerinizi denemekten korkmayın! En başta kulağa iyi geldiyse mutlaka iyidir. Açıkları olabilir mi? Elbette. Geliştirilebilir mi? Pek tabi. Ama bu onun yine de harika bir fikir olduğunu ve denenmesi, uğruna çalışılması gerektiği gerçeğini değiştirmez. Zararınız en fazla bir parça zaman ve birkaç dolar hosting ve domain masrafı olabilir. Her zaman denemeye değer, çalışmaya değer. Fikrinizin peşinden koşun.

5. Başka birilerini benzer bir şeyler yaparken görüyoruz. Ve onun yaptığı daha iyi görünüyor.

Güm… Kalpten vuruluyoruz. Olamaz, dünya başımıza mı yıkılıyor? Hadi canım abartmayalım. 🙂 Tamam belki birisi fikrinizi çaldı diyelim, hatta sizden zorla aldı!!! Ya da sizden önce bunu düşünmüştü ve işi gayet de iyi yürütüyor. Ne fark eder ki? Ben söyleyeyim, hiç fark etmez. Her iki durumda da fark etmez. Neden mi? İşte nedeni: Başka birinin sizin aklınızdakine benzer bir şey yapması aslında “iyi” bir şeydir. Zira bu durum, esasen fikrinizin gerçekten de harika bir fikir olduğunu ve işe yaradığını gösterir. İşe yarıyor ki başkaları ondan para kazanıyor! Üstelik bu fikir ve bu “iş” için halihazırda çalışan, kanıtlanmış bir pazar olması da sizin için müthiş bir avantaj demektir. Artık katılma sırası sizde ve tek yapmanız gereken bu pazarda yerinizi almak. Tutar mı tutmaz mı kaygısı yaşamanıza gerek yok, demek ki tutmuş. Bir şehirde ya da bir bölgede işe yarayan bir fikir varsa ve bu çalışıyorsa emin olun o pazarda hala yeni bir işletmeye yer var demektir. Üstelik başarılı olması için benzersiz bir fikre de ihtiyacınız yok; sadece kalite ve belki kendinize özgü bir nüans katmak yeterli olacaktır. Çünkü bir yerde bir şeye ihtiyaç varsa, pazarda daha fazla seçenekler ve çözümler her zaman kabul edilebilir, hatta tercih edilebilirdir. Son olarak notlarım şunlardır ki; artık tek yapmanız gereken “daha iyi olmak”tır. Piyasaya ne zaman girmiş olursanız olun, bir şekilde kalitenizi ve farkınızı ortaya koymalısınız. Neden web sitenizi ziyaret etsinler, içeriğinizi neden okusunlar, neden diğerlerinden değil de sizden satın alsınlar, bunlar üzerine biraz düşünün. Sonra planınızı yapın, adım adım uygulayın. Bıkmayın, sıkılmayın. Robot olmadığınızı biliyorum ama arada bunalma ve darlanma zamanları gelip çattığında da yukarıda anlattıklarımı hatırlayarak “yolda gitmeye” ve plana sadık kalmaya devam edebilirsiniz. Etmelisiniz. Başarının anahtarı bu: Devam etmek!


DAHA FAZLASINI MI İSTİYORSUNUZ? AŞAĞIDAN TERCİHİNİZİ YAPIN VE DEVAM EDİN

Leave a Reply