Sizi Durduran Nedir?

Denemeyi bırakmaktan daha büyük bir hata yoktur.”  Elbert Hubbard

Filiz genelde yeni bir başlangıcı, doğuşu ve ortaya çıkışı temsil eder..

Filiz genelde yeni bir başlangıcı, doğuşu ve ortaya çıkışı temsil eder..

Hepimiz vazgeçeriz. Geriye dönüp hayatınıza bakın — kaç defa birşeylerden vazgeçtiniz? Eminim, hatırlayabildiğinizden de fazladır. Saymaya başlayayım mı… bir müzik aleti çalmak, spora başlamak, bir sosyal aktiviteye devam etmek vs…

Genel olarak bir motivasyon ve / veya irade eksikliği sebebiyle vazgeçeriz. Peki çıktığımız bir yolda başarıya ulaşmamızı engelleyen ve bir şeyler elde edemeden vazgeçmemize sebep olan sorunların neler olduğunu yakından incelemeye çalışıyor musunuz? Bana göre a) sizi harekete geçiren ve b) sizi durduran unsurları iyi anladığınızda hedeflerinize ulaşmanız çok daha kolay olmaktadır. 

İşte bugün size anlatmak (ve yardımcı olmak) istediğim konu da tam olarak budur.

MOTİVASYON VE İRADENİN GÜCÜ

Hayatınızda yaptığınız (ya da yapmadığınız) herşey motivasyon ve iradenizin bir sonucudur. Fakat bunlar sadece birer kelime — peki bunlar gerçekten ne anlama geliyor?

Motivasyon: amacına ulaşmak için belirlediğin yöntemin faydalarını bilmen, anlaman ve bu dürtüyle işe koyulma isteğin..

İrade: belirli bir hedefe ulaşma yolundaki gerekli olan dürtü için zihinsel bir depo.. gibi tanımlanabilirler.

Hayatınızdaki herhangi bir hedefe ulaşma yolunda motivasyon ve irade birlikte kullanılmalıdır — çünkü bu ikisi arzu edilen bir sonucu elde etmek için inanılmaz ölçüde birbirlerine bağlı ve iç içedir. Motivasyon olmayınca irade de olmaz. Eğer iradeniz yoksa o zaman motivasyonunuz da yok demektir.

Bunu göz önüne alınca, bir şeyi elde etmekte başarısız olduğunuzda gerekli olan motivasyona ve / veya iradeye sahip olamamış olduğunuzu kolayca anlarsınız. Bu nedenle bir konuda başarılı olmak için, nelerin sizi hedefinize daha iyi götürdüğünü çok iyi anladığınızdan ve iradeniz ile motivasyonunuzun tabiri caizse “yolculuğunuz için yeterli yakıtı sağlayacağından” emin olmalısınız.

“MOTİVASYON VE İRADE”Yİ ANLAMAK

Basit bir ifadeyle, eğer motivasyon yeterince yüksekse o zaman irade de güçlü olacaktır.

Bir örnekle ele alalım. Diyelim ki bir ay kadar önce bir blog açtınız. Son birkaç hafta içinde trafiğiniz ilk patlamadan sonra iyice azalıp neredeyse durma noktasına geldi ve siz de biraz ilginizi kaybetmeye başladınız. Haftada bir makale yayınlıyordunuz ve yeni bir makale yazma zamanı geldi, fakat hiç canınız istemedi. Kısacası, iradeniz sizi başarısız kıldı. Neden? Çünkü gerekli motivasyon yoktu. Çabalarınızın karşılığını açıkça göremediniz.

Bu gibi durumlarda muhtemelen o makaleyi yazmamayı tercih ediyor, böylece yavaşça blogunuzun yok olma sürecini başlatıyorsunuz. Çünkü devam etmek için motivasyonunuzu ve dolayısıyla iradenizi kaybetmiş oluyorsunuz.

Şimdi benzer bir senaryoyu düşünün — blogunuzun ilk ayında müthiş bir trafik tecrübesi yaşadınız. Birkaç büyük blogda veya sitede yer aldınız ve onlarca olumlu tepki aldınız. Böyle bir durumda devam etmek için gerekli iradeniz olur muydu? Evet — çünkü burada motivasyon var.

GELİŞME (DEVAM ETME) NASIL GARANTİYE ALINIR

Hedeflerinize ulaşmak için gerekli olan iradeyi besleyecek kadar yeterli motivasyonu sağlarsanız, hedeflerinize ulaşırsınız. Bu basit bir denklemdir. Eğer yeterince önemli bir hedef belirlerseniz hiçbir şey sizi durduramaz.

Hayatta elde etmek istediğiniz fakat şu an için üzerinde çalışmadığınız şeylerden birini düşünün. Sonra da birinin size bir silah doğrulttuğunu ve eğer bunu elde etmezseniz sizi öldüreceğini söylediğini düşünün. Çok uç bir örnek değil mi? ;) Fakat bu durum size şunu kanıtlayacaktır: Bu dünyada herhangi bir hedefinize ulaşma yolunda potansiyel bir motivasyon mutlaka vardır. Çünkü böyle bir durumda yapabileceğiniz en iyi şey gerekli motivasyon seviyesini bulmak ve uygulamak olacaktır.

Bu benim mesleğimi bırakıp blog yazmaya başlarken yaptığım ilk şeydi. Zor olacağını biliyordum — aslına bakarsanız, ilk başıma gelenlerden sonra başarıyı neredeyse imkansız gibi görüyordum — fakat öylesine motive olmuştum ki herşeyimi bu işe adadım. Şu an yaptığım şeyi yapmak için sebeplerim benim için çok güçlüydü ve kendime başarmaktan başka seçenek bırakmadım. Kendinize böyle güçlü bir motivasyon sağlamalısınız.

SİZİ DURDURAN NEDİRsizi durduran nedir 3

İşte bu nokta bizi bu makalenin başlığına geri döndürüyor. Okur emaillerinde genel olarak “şu sebep ya da sorun olmasaydı şu işi yapardım” tarzında sıkıntılar dile getiriliyor:

Bir bloga başlardım ama zamanım yok.

İşimi bırakabilirim ama göze alamıyorum.

Bilgi kaynaklı bir ürün oluşturup satmak istiyorum ama nereden başlayacağımı bilemiyorum.

Bu ifadelerin her biri eylemsizliği haklı çıkarmak için birer bahanedir. Bunlar insanları hayatta istedikleri şeyleri yapmaktan alıkoyabilecek gerçek bir yıkıcı güçtür. Ve neredeyse her seferinde bu düpedüz yalan olan bahanelerle kendimizi kandırırız.

Zamanın var, sadece yapmamayı tercih ediyorsun.

Kendine yeterince güveniyorsan işini bırakmayı göze alabilirsin; burada bu işi yapabildiğine göre (eğer gerekirse) başka bir yerde de yapabilirsin.

Bir bilgi ürününü oluşturmak için nereden başlayacağını çok iyi biliyorsun: Araştırma yapmaya başla.

Eğer eylemsizliğinizi haklı çıkarmaya çalışan bahanelerin ötesine inmeye hazırsanız, sonunda muhtemelen ihtiyacınız olan temel motivasyon ve iradeye sahip olduğunuzu fark edeceksiniz.

Başarmak için gerekli olan motivasyon size gelmez — siz onu bulmalısınız. Bu pasif bir süreç değildir; bu sizin üzerinde çalışmanız gereken bir şey.

>>> Bunu Tweetleyin! ;)

Şimdi sizi durduran nedir sorusunu cevaplama vaktinin geldiğini düşünüyorum. Sizden eylemsizliğinizi haklı çıkarmaya çalışan bahaneleri yakından incelemenizi ve gerçeği ortaya çıkarmanızı isteyeceğim. Yani şu ifadeleri:

 Bir bloga başlardım ama zamanım yok.

Şuna dönüştürmenizi istiyorum:

zamanım yok demeyin Bir bloga başlardım ama zamanım yok, yine de…

Tamam, aslında eğer gerçekten istesem zaman ayırabilirim. Ama işten eve geldiğimde yorgun oluyorum ve bunu yapmak için yeterli gücüm ve iradem olmuyor.

Yine de belki ufak ufak başlayabilirim. Otuz dakika daha erken uyanabilirim ve işe gitmeden önce bu zamanımı bloga ayırabilirim. Ve sonra hafta sonları da belki bir – iki saat ilgilenebilirim. Bu çok az gibi gözükebilir ama yine de haftada toplam 3,5 – 4 saat eder.

Peki bu sayede ne olacak? Blogdan para kazanmak için hiç bırakmadan devam etmek gerekmiyor mu — bununla nereye varacağım?

Evet, belki ilk başlarda serbest yazarlık hizmeti sunarak bir yandan küçük bir ek gelir sağlayabilirim. Eğer ufak da olsa bir kazanç elde edersem o zaman tünelin ucundaki ışığı görebilirim. Ve bu esnada blogumu düzenli gelir akışı sağlayacak yeni bir görünümle yeniden inşa etmeye başlayabilirim.

Yukarıdaki örnekte “zaman yetersizliği” asıl sorunu gizledi — blog yazmanın harcanan emeğin karşılığını vermeyeceği korkusu. Düşünmeyi sürdürünce ise bilincimiz ilk bahaneye izin vermeyerek bizi aslında var olan potansiyel çözüme ulaştırdı.

ŞİMDİ SIRA SİZDE

Bu makaleyi özellikle konu ile ilgili sizin yorumlarınızı almak için yazdım. Sizi durduran nedir sorusunun cevaplarını bulmak, bunların altında yatan asıl sorunları keşfetmek ve olası çözümlere ulaşmak için sizi hazırlamak istedim.

Evet aslında bu makaleyi kısa tutup direk sizin yorumlarınıza geçmek istiyordum ama makalem planladığımdan çok daha uzun oldu. Yine de hala yorumlarınızı okumayı istiyorum. Aşağıdaki yorum bölümünden şu sorulara cevaplarınızı yazın lütfen:

  1. 1. Ne elde etmek istiyorsunuz?
  2. 2. Sizi durduran nedir (eylemsizliğinizi haklı çıkaran bahaneniz)?
  3. 3. Sizi gerçekten durduran nedir?
  4. 4. Başarılı olmak için kendinize gerekli motivasyonu nasıl sağlarsınız?

Bunu yaparak sonunda size gerekli olan motivasyona aslında sahip olduğunuzu keşfedeceksiniz. Şimdi yorumlarınızı gönderme vakti, cevaplamak için bekliyorum..

Bunlar da tam okumalık

2 yorum var

  • Pınar Çelenk 13/05/2014  

    Selam Yahya, blogunu seviyorum. Bu benim ilk yorumum olacak.
    Benim için en önemli sorun zaman. Biliyorum zamanı ayarlayabilireiz ama sabah 9 dan akşam 6 ya çalışıyorsan (evet 9-6 çalışıyorum hatta bazen biraz daha uzun kalıyorum işte) eve yorgun argın geliyorum ve günün sonunda tek yapmak istediğim ailemle biraz zaman geçirmek oluyor.

    Bu yüzden sana bir sorum olacak. Bir bloga başlamak istiyorum fakat sence hangi yolu seçmeliyim… şimdi başlayıp azıcık zamanımla ufak ufak yazı biriktirmek (haftada veya iki haftada bir ancak yazabilrim herhalde) ve kalanıyla da tasarımını geliştirmek mi…

    yoksa blogu açıp, bir ay kadar yayına almadan tasarımı üstünde çalışmak ve ondan sonra son haline getirdiktne sonra yayınlamak mı?

    Blogumu açıp da insanların orada bir şeyler göremeyecek olması beni korkutuyor…

    Fikrini alabilir miyim?
    Teşekkürler

    Pınar

    • Yahya 13/05/2014  

      Merhaba Pınar,

      Ben hemen başla derim. Hemen öyle “sıkı bir giriş” yapmak zorunda değilsin —sadece içerik üretmeye başla. Yazı yazmanın ve kendini geliştirmenin ritmine alış.

      Zaman meselesine gelince, sabahları evden çıkmadan blogunla biraz ilgilenmeyi düşünemez misin? Ya da hafta sonları bir veya iki saat? Öğle yemeği aralarında yarım saat mesela? Hiç değilse 15-20 dk, ne dersin? Emin ol ben de 9-6 çalıştım ve ne olursa blogum için günde 1 – 2 saat ayırıyordum. Ayrıca yukarıda bahsettiğim tavsiyelerden kendim de zamanında yeterince faydalandım.

      Sevgiler,
      Yahya