Sitenizde Neden Yeterince Satış Yok: Satış Sayfası Hataları

Satışlarınızı İkiye Katlayabilirsiniz

Aslında yarından itibaren satışlarınızı ikiye katlayabilirsiniz, ama…

Sizin ya da benim gibi online bir girişimci için, müşterilerinize sunduğunuz harika işlerin değerinin bilinmediğini hissetmekten daha sinir bozucu bir şey yoktur. Belki de sunduğunuz işler ve hizmetler, aslında onlara biçtiğiniz ücrete göre çok daha değerli, ki büyük ihtimalle de öyledir. Çünkü gerçekten önemli bir emek harcıyorsunuz, yeteneğinizi sunuyorsunuz ya, ne demek! Ama işte, anlamıyorlar! Değil mi?.. 

 

İster bir yaşam koçu olun, isterseniz bir sağlık uzmanı, sosyal medya dahisi, grafik tasarımcı, ya da yazılımcı… her ne yapıyorsanız, biliyorsunuz ki yaptığınız işte çok iyisiniz. Ama yeterince müşteri bulamıyorsunuz; siteniz bazen trafikten yana coşuyor ve siz de azıcık keyifleniyor ve hatta biraz da heyecanlanıyorsunuz.. ama sonuç aynı oluyor. Satış yok! Potansiyel müşteriler geri dönüyorlar, hiç bir şey yapmadan sitenizden çıkıp gidiyorlar… bir mesaj göndermeden, bir form doldurmadan, sizinle iletişime bile geçmeden…

 

Ve geriye sizde bir soru kalıyor:

 

İnsanların “Satın Alın” ya da “Benimle Çalışın” butonuna tıklamalarını sağlamak için ne yapabilirim?

 

Veya daha da belirgin bir ifadeyle “benimle çalışmaya değer olduğunu anlamalarını nasıl sağlarım?” şeklinde soruyu geliştirebiliriz.

 

Bu soru beni kendi freelance metin yazarlığı işimi başlatmak üzere yeterince deli etmişti.

 

“Tutku odaklı” ve hizmet temelli bu tür bir iş aracılığıyla daha fazla insana ve markaya kaliteli çalışmalarınızla yardımcı olmak ve bunun karşılığında para kazanmak aslında gerçekten çok tatmin edici. Hem maddi hem de manevi anlamda…

 

Cidden onlarca değil, yüzlerce satış sayfası okumuş birisiyim. Müşterilerim ve dostlarım için birçok Satış Sayfası, Hakkımızda Sayfası, Neden Biz sayfası gibi kilit nitelikte web içerikleri de yazdım, inceledim, değerlendirdim… 

 

Ve şunu fark ettiğimi söyleyebilirim ki; satışa ya da pazarlamaya yönelik hemen hemen her web sitesinde insanların sunduğunuz şeyi satın almasına engel olan 3 temel hata söz konusu.

 

(Bu arada blogumu sürekli okuyanlar bilir ki, genellikle pozitif yönlerden konuşmayı tercih ediyorum; ama bu kez bu satış sayfası hatalarından gerçekten bahsetmek ve bunlara dikkatinizi çekmek istiyorum. Ve merak etmeyin, sadece sorundan söz etmeyecek, çözümler konusunda da size yardımcı olmaya çalışacağım.)

 

İşte en çok karşılaştığım temel satış sayfası hataları:

 

Birinci Hata: Satış Sayfanız İnsanların İlgisini Çekmek Yerine İlgilerini Dağıtıyor

 

Bir ziyaretçi satış sayfanıza ulaştığı zaman, anında kafalarında bir tepki oluşuyor. Bakın bu tepki çok önemli. Zira bu ilk tepki genellikle onların ürününüzü (ya da hizmetinizi) isteyip istemediklerine, ona ne kadar değer biçtiklerine ve sizin nasıl bir insan ya da işletme olduğunuza karar vermelerini sağlıyor.

 

Satış sayfanıza (veya ürün/hizmet tanıtımı, kampanya teklifi sayfanıza) bir kez daha baştan sona -objektif bir şekilde- göz atın: İlk izleniminiz nedir?

 

İlk izlenim adına düşünmeniz gereken iki konu var: İçerik ve tasarım.

 

Bence iyi bir içerik adına şunları dikkate almanız gerekiyor:

 

  • Sayfanın -fareyi aşağıya kaydırmadan önceki- ilk görünen kısmında yazanlar, sizi sayfanın geri kalanını okumaya teşvik ediyor mu?
  • Sayfayı şöyle bir 10 saniyeliğine taradığınızda, sunulan teklifin ne olduğunu tam olarak anlayabiliyor musunuz?
  • Metin içeriği sizinle konuşur gibi mi?
  • Yine (çünkü önemli), içerik bir sohbet havasında mı ve okumak için yeterince ilginç mi?
  • Bu sayfanın ne için hazırlanmış olduğunu, sayfayı hiç aşağıya kaydırmadan söyleyebiliyor musunuz?

 

İyi bir tasarım adına da şunlara dikkat etmelisiniz:

 

  • Sayfanızın temiz ve akıcı bir tarzı var mı?
  • Renkleri ve yazı fontlarını iyice düşünerek mi seçtiniz?
  • Sayfada yazılı metni okumaktan başka yapılacak başka şeyler var mı? (sidebarlar, diğer sayfalara linkler ya da dikkat dağıtıcı başka şeyler gibi)
  • Göz yoracak kadar fazla metin var mı? Metin okumayı kolaylaştıracak şekilde bölümlere ayrılmış mı ve aralarında boşluklar bulunuyor mu?

İkinci Hata: Sayfanızda Gezindiğimde “Olayı Anlamıyorum”

 

Şu anda bazılarınız “abartıyorsun” diyor olabilirler. Abartmıyorum, inanın. Evet, gerçekten şaşırtıcı gelecek kulağınıza ama, okuduğum birçok satış sayfasında şu soruya net bir yanıt bulmak KOLAY DEĞİL: Bu teklif neyi içeriyor?

 

Lütfen kızmayın. Bana inanmıyorsanız müşterilerinize sorun!

 

Benim gördüğüm kadarıyla satış sayfalarında sunulan teklife dair yeterli bilgi verilememesinin nedeni, sizin aslında kendi kafanızda gayet net olan teklifiniz hakkında insanlara hangi detayları vermeniz gerektiğini kestirememeniz gibi gözüküyor.

 

İnanın bu benim de başıma gelmişti. İste ve Yap’ı ilk açtığım aylarda onunla çok övünüyordum, çünkü öylesine emek harcamıştım ki ortaya çıkan site benim için gurur vericiydi (bugünkü halinden çok çok daha amatör ve kötüydü). Bir gün kız kardeşim bir arkadaşından sitemi incelemesini istemişti ve ben de çok umursamasam da (sitem zaten çok iyi ya!) sonunda vereceği tepkiyi merak etmiştim. Ve gelen şu soruyla şok olmuştum: “Hmm, güzel bi site.. peki neyle ilgili?” Neee? ‘Neyle ilgili’ mi? Evet, arkadaş bu siteyle ne yaptığımı anlamamıştı; yazarlık mı, satış mı, yoksa danışmanlık mı… O gün sitemde radikal değişiklikler yapma kararı aldığım günlerden biriydi…

 

Evet, genellikle satış sayfalarımıza tekliflerimizle ilgili yeterli bilgiyi eklemeyi unutuyoruz çünkü verdiğimiz bilginin gayet açık ve net olduğunu düşünüyoruz. Ama aslında biz öyle sanıyoruz. 

 

İşte size bir ipucu: Teklifinizle ilgili hiçbir şey yeterince açık değildir! Açık olun.

 

Satış sayfanız müşterilerinize ne sunduğunuzu derinlemesine açıklamak ve baştan sona yaşayacakları deneyimi anlatmak zorunda.

Üçüncü Hata: Sayfanızda Yeterli Bir Duygusal Bağlantı Yok

 

Satış sayfanızın ilk yarısında okurlarınıza yani potansiyel müşterilerinize, onların sorunlarını ve elde etmek istedikleri sonuçları çok iyi anladığınızı göstermelisiniz. Ayrıca onlara bu sonuçlara ulaşmak üzere gerekli çözümü üretmiş olduğunuzu da hissettirmelisiniz.

 

Birinci hatada konuştuğumuz gibi, bunun yolu da ağırlıklı olarak ilk izlenimden geçiyor.

 

İngilizce bir kaynaktan okuduğum bir araştırmaya göre “herhangi bir reklam metnindeki duygusal etkinin %80’i metnin ilk %20’lik kısmında oluşuyor”. (Great Leads: The Six Easiest Ways to Start Any Sales Message)

 

Bu müthiş bir rakam!

 

Yani okurlarınıza ne düşündüklerini ve sıkıntılarının ne olduğunu anladığınızı, ayrıca onlara nasıl yardım edebileceğinizi göstermek durumundasınız. Bunu yaparken işin püf noktası da onların diliyle konuşmanız; entelektüel bir kitap ya da akademi diliyle değil! Sektörel bir dil ile de değil! Tam olarak insanların sıkıntılarını anlatırken kullandıkları dil ile… 

 

(örneğin çok karşılaştığım şekilde; “Firmamız xxx hizmetlerini üretmektedir” gibi üçüncü ağızdan ya da “Firmamızda xxx hizmetleri üretilmektedir” gibi edilgen kalıplı ve okura uzak bir dil yerine “Sizler için xxx hizmetlerini üretiyoruz” gibi sıcak ve karşılıklı konuşma havasında bir anlatım kullanabilirsiniz. Kullanmalısınız!)

 

İşin en ilginç ve heyecan verici tarafı ne biliyor musunuz? Bu satış sayfası hatalarını yapmaktan vazgeçer ve gerek görsel gerekse metin olarak daha özenli içerikler kullanmaya başlarsanız, satışlarınızı ikiye katlayabilirsiniz. 

You may also like