Klasik Pazarlama vs. Modern Pazarlama: İçerik Planlama

 

Oğlan kızla tanışır.

Âşık olurlar.

Oğlan kızı kaybeder.

Oğlan (ve bazen de kız) birçok sahnede berbat bir haldedir.

Sonunda yeniden kavuşurlar.

Evlenirler.

 

İşte sayısız kitap ve filmin klasik hikâyesi. Peki burada hikayeyi ilginç kılan nedir?

 

Nasıl ve neden ayrı düştükleri ile yeniden bir araya gelmek için ne yaptıkları.

 

Hikaye şu biçimde gelişseydi ne kadar ilginç olabilirdi:

 

Oğlan kızla tanışır.

Aşık olurlar.

Evlenirler.

 

En iyi ihtimalle dayanılmaz şekilde sıkıcı olurdu, değil mi? Çok sıradan ve bilindik bir hikâyenin satılmaya çalışılması. İngilizcede bunun adı ‘klasik propagandadır’. İlk seyircileri/okurları buna para verdiği için kızar, kimseye tavsiye etmez, ardından da kimse bunu satın almazdı.

 

Bunun işimizle ne ilgisi var? Söyleyelim efendim.

 

Ne yazık ki bugün birçok pazarlamacının ve içerik yazarının hergün yaptığı klasik propaganda tam olarak budur:

“İşte ürünümüz. Harika bir ürün. Şu kadar insan onu beğeniyor. Hadi şimdi siz de ürünlerimizden satın alın.” Bu klasik propaganda biçimi sadece yazıda da değil, her yerde uygulanıyor; videolar ve tüm diğer yayın materyallerinde.

 

Web sitenizi, blog yazılarınızı, videolarınızı ve tüm diğer yayınlarınızı sıkıcı olmaktan nasıl kurtarabilirsiniz? Daha da ötesi onları nasıl ilginç hale getirirsiniz? Okumaya devam edin…

 

“Pazarlama harika içerik yayınlamakla alakalıdır.”

 

Bu ve buna benzer açıklamaları kaç defa duydunuz veya okudunuz? Belki onlarca defa, belki de hiç! Ama bugün dünyadaki her pazarlama profesyoneli ve girişimci bu temel gerçekliği biliyor ve kabul ediyor. Haliyle benim sizi bu konuda daha fazla ikna etmeye ihtiyacım yok.

 

Çünkü sizin de yeterince biliyor olduğunuzu kabul ediyorum. Öyleyse soru şu: Siz bunu kendi işiniz için ne kadar uyguluyorsunuz?

 

Soruyu genişletebiliriz.

Web siteniz ve online mecradaki tüm diğer varlık alanlarınız için ne yapıyor ve ne kadar profesyonel yaklaşıyorsunuz? İçerikleriniz ne kadar kaliteli ve ne kadar ‘harika’? Size ne kadar getirisi var?..

 

Eğer bir web siteniz varsa siz bir yayıncısınız; sosyal medyadaysanız, pazarlama sektöründesiniz demektir. Bu da şu anlama geliyor: Hepimiz pazarlama mesajımızı verebilmek için kelimelerimize güvenmek durumundayız. Yani hepimizin yazarlıkla bir ilişkisi var ve olmak zorunda.

 

İçeriklerin yönettiği online dünyada hepimiz bir şekilde yazarız. Peki ama yazı artık ne kadar önemli? Kısacık mesajların, resimlerin, GIF’lerin, Twitter gündemlerinin, Instagram görsellerinin, YouTube videolarının hâkim olduğu deforme olmuş bir dünyada yazıya odaklanmak akıllıca mı yoksa gereksiz mi?

 

Size söyleyeyim; aslında yazı şimdi her zamankinden daha fazla önemli.

 

Online dünyada kelimelerimiz bizim temsilcilerimizdir; müşterilerimize bizim kim olduğumuzu anlatabilecek en iyi araçtır sözcükler.

 

Yazdıklarımız sayesinde akıllı veya aptal gibi görünebiliriz. Yazı bizi eğlenceli veya samimi, yetkili, güçlü veya güvenilir yapabilir. Aynı zamanda yine yazdıklarımız sebebiyle monoton, sıkıcı ve hatta itici olarak da algılanabiliriz. Bu her durumda geçerlidir; uzun bir makalede de, bir ‘hakkımızda’ veya varış sayfasında da (landing page), bir ‘slideshare’ dizisinde de yazsanız aynı etkiyi verirsiniz.

 

Öyleyse hedef kitlenize ve müşterilerinizin kalbine ulaşmak için, kelimeleri doğru seçerek VE onlarla empati kurarak VE dürüstçe VE samimi bir şekilde VE ekonomik yazmalısınız. Bu da bir beceriye daha fazla özen göstermeniz ve değer katmanız gerektiği anlamına geliyor; içerik pazarlamasında sık sık gözden kaçırılan bir beceri: İyi yazmak ve en doğru hikâyeyi, en doğru biçimde, çok çok iyi anlatmak.

 

Yazıda iletişimi iyi kurabilmek sadece güzel bir şey değildir; gereklidir de. Ve bu tüm içerik pazarlaması çalışmamızın en unutulmaması gereken köşe taşıdır. Hedef ve gayretlerimizin karşılığını verebilecek unsurdur.

 

Yahya Karaoğulları ile içerik planlama, üretme ve yayınlama süreci ve stratejinizde uzman bir bakış yakalarsınız.

 

Ben okurlarınızın, takipçilerinizin ve hedef kitlenizin, sözlerinizden daha fazla keyif almalarını istiyorum. Ve açıkçası sizin de bu sözlerle biraz gurur duymanızı istiyorum. Fakat bunun olması için bir gerçeği kabullenmeniz gerekiyor:

 

Başta da ifade etmeye çalıştığım gibi, online sözcükleriniz, bu dünyadaki varlığınızın temsilcisidir. Web sitenizdeki makaleler, başlıklar, sosyal medyadaki sözleriniz, metinleriniz ve hepsinden de önemlisi ‘hikâyeniz’ sizin temsilcinizdir. Müşterilerinize gösterdiğiniz yüzünüzdür. Sizin (ve işletmenizin) kim olduğunu onlara anlatan en önemli araçlardır.

 

Sizi sevip sevmeyeceklerine, sizi seçip seçmeyeceklerine ve hatta size güvenip güvenmeyeceklerine karar vermelerini sağlayan… ve neticede size para verip vermeyeceklerini belirleyen en temel unsurdur webde yayınladığınız yazılar.

 

Öyleyse bu kadar önemli bir yapı taşı olan yazıyı

  •  icon-minus-circle sekreterinize, elemanlarınıza, komşunun ‘eli kalem tutan akıllı’ oğluna, “siteyi de yaparız, yazıları da yazarız abi” diyen tasarımcınıza, ucuza freelance işler sunan platformlarda ‘her şeyden biraz yaparak’ harçlık çıkaran öğrencilere yazdırmak da bir tercihtir…
  •  icon-plus-circle hergün yazan ve sadece ‘yazmaya odaklanmış’, metin ve makale yazarlığında uzmanlaşmış, içerik pazarlamasının inceliklerini bilen, kelimeleri kullanmayı ve doğru hikâye anlatmayı becerebilen, pazarlama sürecinizi başından sonuna yönetebilme yetisindeki profesyonellere yazdırmak da.

 

Tüm online içeriğiniz için uygulanabilir, pratik ve sonuç odaklı kurallarla yazıyorum. Ana sayfa, varış sayfası gibi web sitesi sayfalarınız, bloglar, emailler, pazarlama teklifleri ve promosyonlarınız, ürün tanıtımları, Facebook, Twitter, LinkedIn ve diğer sosyal medya yayınlarınız ve güncellemeleriniz için…

 

İster küçük ve orta ölçekli bir işletme olun ister büyük bir marka, isterseniz bir freelancer (fotoğrafçı, tasarımcı, eğitmen, danışman vs.) olun, isterseniz de ürünlerini bir blog üzerinden pazarlamak isteyen bir girişimci. Önce hedeflerinizi ve isteklerinizi dinler, sonra ihtiyaçlarınızı ve yapılması gerekenleri belirler, bundan sonra da içerik takviminizi olması gerektiği şekilde planlarım.

 

Nihayet birçok ana ve detay unsurlar dikkate alınarak, Yahya Karaoğulları ve ekip arkadaşları tarafından metinleriniz en kaliteli haliyle üretilir. Gerekirse ve talep ederseniz sizin yerinize yayınlanır.

 

Hizmetimiz bununla da sınırlı kalmaz. Gerekli analiz araçlarıyla içeriğinizin işinize katkıları ölçülür; web sitenize sağladığı trafik ve dönüşüm oranları takip edilir. İhtiyaç duyulan değişim ve gelişimler not edilerek sürekli daha iyi sonuçlar almanızı sağlayacak önlemler planlanır ve uygulanır.

 

Web site içeriğinizin email pazarlamanızla ve sosyal medya yayınlarınızla bütünleşik bir şekilde yürütülmesi sağlanır.

 

Sonuç

 

Web sayfalarınız, Bloglar, YouTube, Facebook, Twitter ve diğer online platformlardaki her yayınınız, her paylaşımınız içeriktir ve marka / ürün / hizmet pazarlamanızın bir parçasıdır.

 

İçerik pazarlaması, ziyaretçilerinizi size kar sağlayıcı eylemlere yönlendirmek üzere, kıymetli, alakalı ve tutarlı içerik üretmeye odaklanmış bir stratejik pazarlama planıdır. Dolayısıyla faydalı içerik, pazarlama çalışmanızın özünde olmalıdır.

 

Şimdi dilerseniz şuradan size sağlanan içerik pazarlama hizmetlerime göz atıp kendinize uygun bir hizmet paketi tercihi yapabilir, veya dilerseniz direk kendi özel ihtiyaçlarınız hakkında konuşmak için iletişim sayfasından bir mesaj bırakabilirsiniz. Her halükarda mail bültenime abone olmanızı ve pratik tavsiyelerle dolu ücretsiz haftalık postalarımdan faydalanmanızı öneririm. Sevgiler..

 



 

 

You may also like