İnsanları Hakkınızda Konuşturmak ve Etkin Bir Sosyal Medya Stratejisi için Altı Pratik ipucu

Bir müşteri adayım ile görüşmem 3 saat gecikmişti. Çalışkan bir web içerik danışmanı olarak hemen diz üstü bilgisayarımı açtım ve müşterilerimin, onların rakiplerinin en son yayınlanan içeriklerini inceledim. Takip ettiğim bazı yabancı kaynaklardan en son yayınları okudum. Biraz daha vaktim artınca sosyal medyada şöyle bir gezintiye çıktım. 

 

Birçok markanın sosyal medya yayınlarını görünce aklımı bir düşünce aldı.

 

Hepimizin içine adeta kazınmış bir bilgidir; sosyal pazarlama denen şu şey, potansiyel müşteriler ile etkileşime geçmek, onların dikkatini çekmek ve ilgilerini kendi ürünlerimiz üzerine yöneltmekle alakalıdır.

 

Twitter, Facebook ve LinkedIn ekranlarında aşağıya doğru kaydıkça artan bir şekilde işletmelerin büyük bir çoğunluğunun sosyal medyayı sadece yeni ürünleriyle ilgili haberleri paylaşmak için kullandıkları açıkça dikkati çekiyor.

 

Bu tek yönlü bir diyalogdur; ki aslında hiçbir aktif katılımcısı olmayan ve gerçek bir sosyal etkileşim içermeyen bir ‘monolog’… Ne büyük bir hata!

 

İlginç, etkileyici, “alakalı” olmak ve fark edilmek için, işletmelerin ’emotive’ yani duygusal bir sohbet atmosferi yaratmaları gerekiyor.

 

Hadi gelin kalabalık bir ortamdaymışız gibi düşünelim.

 

Bu bir tanışma toplantısı olsun. Hiç kimse sadece kendisi hakkında konuşan bir adamla baş başa kalmak istemez, değil mi? Çünkü hepimiz iki yönlü, karşılıklı etkileşime ve iletişime dayalı bir ilişki isteriz. Ancak bu şekilde kendi düşüncelerimizi ve fikirlerimizi konuştuğumuz insanla paylaşabiliriz. Bir web içerik danışmanı ve metin yazarı gözünden, bu ortam bir marka için tam bir ‘altın tepsidir’.

 

İşte size işletmeniz adına müşterilerinizle duygusal sosyal bağ kurmanız, kendinizi sosyal medyadaki konuşmaların merkezine konumlandırmanız ve bu konuşmalara yön vermeniz için bazı ipuçları:

1. Kiminle Konuştuğunuzu Bilin

Sizi kimlerin takip ettiğine bakın. Sosyal medya sitelerinde sizi takip eden insanlar şirketinize ilgi gösteriyorlar demektir. Onların neler paylaştıklarına bakın; hangi makaleleri, hangi blog yazılarını ve ne tür içerikeri paylaşıyorlar? Kitlenizi bilmek, onlarla iki yönlü ve uzun süren konuşmalar / diyaloglar / sohbetler başlatabilmenizin yolunu açar. Hiç golf (ya da her neyse) oynamamış olduğunuz halde durmadan golften bahsedip duran o adamla hiç karşı karşıya gelmediniz mi? Öyleyse kitlenizi takip edin lütfen.

2. Tweetlerinizi Sohbetlere Dönüştürün

Üstteki maddeyle aynı gibi, evet, ama öyle de olsa şunu yeniden vurgulamaya fazlasıyla değer: Şu anda markalar tarafından kurulmaya çalışılan sosyal iletişimlerin büyük çoğunluğu tek yönlüdür. “XX beygir gücündeki yeni otomobilimiz”… “Daha yüksek çözünürlüklü son sürümümüz”… Bu tür duyurular hep tek taraflı birer iletişim örneğidir. Sosyal medya müşterilerinizle karşılıklı iletişim kurmaya yaradığı zaman gerçek sihirli sonuçlar gelmeye başlar.

 

3. Her Resim Bir Hikaye Anlatır

Görseller sözcüklerden daha fazla etkileşim kurarlar. Örnek olarak, Starbucks’a bir bakalım isterseniz. Kahve devi çalışanlarının neden kahve bardaklarının üzerine insanlarının adlarını yanlış yazdığını açıkladığı bir reklam kampanyası yaptığında, müşterileri de kendi yazım hataları ile ilgili tecrübelerini paylaştılar… hem de on binlerce mesajla. İşte bir etkileşim başarısı!

 

4. Twitter Anketleri

Geçen sene başladı. Bu özellik harika bir etkileşim oluşturma aracı. Benzersiz ve interaktif; kitlenizin kolayca empati kurabileceği bir konu hakkında bir fikir sunuyorlar ve sohbet hemen başlıyor.

5. Güncel olun, ilgili kalın ve cevaplayın

Sosyal medyada bir etki yaratmak için artık adeta “nano saniyeleriniz” var. İçeriğinizi güncel tutmalısınız. Hedef kitlelerinizin ilgileneceği ve tepki vereceği konular üzerine yorumlar yazmalısınız. Ama geç kalmadan! Leicester City’nin Premier Lig şampiyonluğu hakkında bir yorum yazacaksanız bunu 1 ay sonra yapmayın örneğin :) Ve yorumlara cevap yazın. Bir Tweet’e bir hafta sonra cevap yazmak iletişim değildir; aksine bir iletişim katliamıdır.

 

6. İzleyin ve Ölçün

Bugünün büyük veri (big data) analitik dünyasında hangi kanalların en etkili çalıştığını belirlemek hızlı ve kolaydır. İletişim başlatan içeriklerin hangileri olduğu, diyaloglarda etkileşime en meyilli müşteri tiplerinin hangileri olduğu gibi verileri elde ederek sosyal medyadaki etkinizi artırabilirsiniz. 

 

Etkili bir sosyal medya stratejisi potansiyel müşterileri size doğru çekerken, eski ve mevcut müşterilerinizle de yeniden etkileşime girmenizi sağlayabilir.

 

Asıl hata sosyal medyanın bu gücünü ve markanızın sosyal başarısı üzerindeki etkilerini görmezden gelmek ya da yeterince önemsememektir. Markanızın ‘hikaye anlatabilme’ yeteneği, onun fark edilmesini sağlar.

 

Evet, bu kadar basittir.

 

İşletmenizi konuşmaların ortasına alın ve bunu yönlendirin. Etkin bir sosyal medya stratejisi ve insanların sosyal medyada ne konuştuklarını belirleyerek belki de kısa sürede sektörünüzde bir ‘kanaat önderi’ konumuna yükseleceksiniz.

Bunlar da tam okumalık