daktilo

Bir blog yazısı yazmak ne kadar zor olabilir? Liseli bir genç yapabiliyorsa, siz de yapabilirsiniz…değil mi? Tamam, bir blog yazısı yazmak hiç zor değil, ama harika bir blog yazısı yazmak çok zordur.

 

Geçtiğimiz birkaç yıl boyunca 2 bloga başladım. İlk blogum bir hayli fazla trafik yakalamış olmasına rağmen, içerik pek işe yaramazdı. Okurlar yazılarımın hepsini okumuyor, okuduklarına da yorum bırakmıyorlardı.

 

İste ve Yap! ise harika bir trafik yakalamış durumda ve okurlarım içerikle çok ilgileniyorlar. Sizlerden bir hayli geri bildirim ve daha fazla içerik yazmak için talepler alıyorum. Çünkü tarz değiştirdim.

 

“Hieeyt! Buraların en iyi blog yazarı benim uleyn!” demiyorum elbette, fakat iş blog yazısı yazmaya gelince şunu hissediyorum ki benim güzel bir formülüm var.

 

Size nasıl etkili blog yazıları yazabileceğinizden biraz bahsedeyim:

Eski Yöntemlerinizi Bırakın

 

Ortaokul ya da lisedeki dönem ödevi kağıtlarını hatırlıyor musunuz? Eğer hatırlamıyorsanız, şanslısınız! Hatırlıyorsanız o zaman sizin için blog yazısı yazmak biraz zor bir iş olacak. Öğretmenlerinizin size yazmakla ilgili öğrettiği herşeyi boşverin.

 

Bir dönem ödevi yazmak için değil, bir sohbet oluşturmak için buradasınız!

 

Benim makalelerim sizinle sohbet eder gibi değil de size ders anlatır gibi olsaydı sıkılmaz mıydınız? Hem sıkılır hem de benden hoşlanmazdınız. Siz de bunu yapın ve makalelerinizi okurlarınıza nutuk atar gibi yazmak yerine onlarla sohbet eder gibi yazın.

Neyle İlgili Yazacağınızı Bilin

 

İlk kelimeyi yazmaya başlamadan önce, son kelimenin ne olacağını bilmek gerek. Bunu “edebi bir tarz” manasında söylemiyorum, fakat blog yazınızı nasıl başlatacağınızı, hangi noktalara değineceğinizi ve sonunda tüm konuyu nasıl bağlayacağınızı bilmek zorundasınız.

 

Siz de o çok hazırlık yapmadan işe girişen, doğaçlamayı seven “anlık” (spontane) insanlardansanız, bu harika! :) Onlardan birisi olarak size şunu söyleyeyim ki, blog yazmakta bu pek işe yaramıyor. Çünkü bu size yazmak için ihtiyacınız olandan daha fazla zaman harcatır.

 

Artı, zaman konusunda yeterince sıkışık olduğunuzdan da adım gibi eminim. Öyle değil mi? Öyleyse neden onu daha fazla harcayasınız?

İyi Bir Başlık Atın

 

Peki şimdi yazınızı yayınlamaya hazır mısınız? Hayır. İyi bir başlık atmayacaksanız blog yazınızın gerekli etkiyi yapmayabileceğini bilmeniz gerek. En harika içeriğe sahip olabilirsiniz, ama eğer başlığınız kötüyse çoğu insan bunu sonuna kadar okumaya hiç girişmeyebilir. [Blogunuzun Okunmasını Garantilemek İçin Öneriler]

 

Gerek güzel başlıklar atma, gerekse içerik kalitesi konusunda ilham alabileceğiniz Türkiye’den 2 tane sıra dışı blog örnek vermem gerekirse;

 

  1. Sabri Safa Paksu adlı zarif bir arkadaşa ait Spaksu Blog özenli ve titiz içeriğiyle dikkat çekiyor. 
  2. Türkiye’nin ilk kişisel bloglarından biri olan Evren Günlüğü Evren Bey’in müthiş bir el emeği göz nuru eseri. Türkçe’ye saygısı, doğru ve düzgün bir dil kullanmaya karşı hassasiyeti ve uzun yıllara dayanan blog tecrübesi ile e-vren günlüğü” okunmaya değer içerik sunan keyifli bir blog.

 

Sadece bu blogları ve bu yazarları takip ettiğimi söyleyemem, daha birçokları var ama şimdilik bu iki örnek de yeterli.

 

Bu bloglarda göz gezdirirken yalnızca nasıl başlıklar attıklarına değil, her bir blog yazısının ne kadar yorum aldığına da bakıyorum. Okurların belli bir başlıkla ilgili nasıl hissettiklerini içerikle ilişkilendirmeye çalışıyorum çünkü iyi başlıklı blog yazıları genellikle daha fazla okunuyor, bu da daha fazla yorum aldıkları anlamına geliyor.

Okurlarınıza Kancayı Takın

 

İnsanların ilgisini yakalamak için yalnız birkaç saniyeniz vardır. Yazdığınız ilk birkaç cümlede ilgilerini çekemezseniz, çoğunlukla onları kaybedersiniz.

 

Ben size buraya kadar okumanızı sağlayacak kancayı şu şekilde taktım:

“Bir blog yazısı yazmak ne kadar zor olabilir? Liseli bir genç yapabiliyorsa, siz de yapabilirsiniz…değil mi? Tamam, bir blog yazısı yazmak hiç zor değil, ama harika bir blog yazısı yazmak çok zordur.”

Yukarıdaki paragrafa bakarsanız, birkaç şeyi yaptığımı fark edeceksiniz:

  1. Sizinle bir konuşma / sohbet başlattım.
  2. Size herhangi birinin blog yazısı yazabileceğini gösterdim, bu da size sizin de yapabileceğinizi hissettirdi (ki yapabilirsiniz).
  3. Herkesin harika makaleler yazamayacağı gerçeğini ima ederek sizi daha fazlasını okumaya ikna ettim.

Diğer iki paragrafta, eğer İste ve Yap’ta yeniyseniz benim tavsiyeler veren vasat bir adam olduğumu sanmamanız için sosyal etki kullandım.

“Geçtiğimiz birkaç yıl boyunca 2 bloga başladım. İlk blogum bir hayli fazla trafik yakalamış olmasına rağmen, içerik pek işe yaramazdı. Okurlar yazılarımın hepsini okumuyor, okuduklarına da yorum bırakmıyorlardı.

İste ve Yap ise harika bir trafik yakalamış durumda ve okurlarım içerikle çok ilgileniyorlar. Sizlerden bir hayli geri bildirim ve daha fazla içerik yazmak için talepler alıyorum.”

Kolayca yüksek trafik elde ettiğimi göstererek, size beni ve tavsiyelerimi biraz daha ciddiye alma konusunda yardımcı oluyorum. Öte yandan benim de bir ara çuvalladığımı söylemem, size mükemmel olmadığımı ve sizin de her zaman kendinizi geliştirebileceğinizi gösteriyor.

Elbette herkesin farklı yazma teknikleri vardır; doğal olarak sizden benimkiler gibi giriş paragrafları yazmanızı beklemiyorum. Ancak benim kullandığım unsurların bazılarını kullanarak okurlarınızın ilgisini çekebileceğinizi söylüyorum.

Önemli Detaylara İnin

Kısa bir süreliğine ara verin ve kaliteli, popüler bloglara bir göz atın. Onları incelediğinizde çok detaylı içerikleri olduğunu fark edeceksiniz. Onlar konuların sadece temelini ele almazlar, hakkında yazdıkları konunun tüm detaylarına inerler. Bazen öyle detaylı anlatırlar ki, sanki elinizden tutmuş sizi bahsettikleri şeyin her aşamasında adım adım gezdiriyorlarmış gibi görünür.

İlk blog yazmaya başladığımda yalnızca “yeterli” ölçüde ve mütevazı yazılar yazıyordum, fakat bir sebepten blogum yeterince hızlı trafik çekemiyordu. Nedenini çözememiştim, ama bir gün detaylı bir blog yazısı yazdım (istemeden) ve trafiğim artmaya başladı. O günden beri detaylı blog yazıları yazıyorum ve trafik hızla yükseliyor.

Umarım benim tecrübelerimden faydalanırsınız ve zamanınızı vasat blog yazıları yazmak için harcamazsınız.

Konuyu Bağlayın

Okulda öğretmenlerimizin bize kompozisyon ya da deneme yazdırırken konuyu özetleyen bir kapanış yapmamızı söylediklerini hatırlarsınız değil mi? Evet, bu deneme yazarken işe yarar, ama blog yazarken değil.

Ben kapanışlarımda 3 adımlı bir yol uyguluyorum:

1. Son derece basit tut – iyi kapanışlar uzun değil, kısa ve tam konunun özüne odaklı olur.

2. Nihai fikirlerini ekle – ama blog içinde söylediklerinizi tekrarlamadan, yeni ve anlamlı bir şeyler söyleyin.

3. Sonunu açık bırak – blogunuzda daha fazla yorumlar istiyorsanız kapanışı “açık tutmalısınız”. Bunu yapmanın en kolay yolu okurlarınıza bir soru sormaktır.

Son Dokunuşları Eklemek

Artık “tamamdır, blog yazımı yazabilirim” diyecek kadar rahatladınız mı? Tamam, gerçekten kızmayın ama henüz bitmedi. Yazım ve dil bilgisi hatalarını ve en önemlisi konu akışını kontrol etmeniz gerekiyor.

Hepimiz hatalar yaparız o yüzden sadece kendiniz iki kere kontrol etmekle kalmayın ve yazınızı bir başkasına da okuttuktan sonra yayınlayın.

Tüm bunları yaptıktan sonra, artık blog yazınız için güzel bir resim bulmanız gerekiyor. Bilgisayar ekranından bir içerik okumak gözler için zorlayıcı olabilir, ancak blog yazınızın içine bir resim eklerseniz bu okurlarınızın gözlerini biraz daha rahatlatır.

Sonuç

Benim blog yazısı yazma yöntemlerim sizin tarzınıza uymayabilir; ne de olsa “her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır”. Burada anlattıklarım “yazma tarzınızı değiştirin” anlamına gelmiyor; lakin bu yazı içinde tarif ettiğim unsurları alıp kendi yazma tarzınızla birleştirirseniz faydalarını göreceksiniz.

Ve son olarak, blog yazma becerisi konusunda asla mükemmel olmayabilirsiniz. Ama endişelenmeyin, başkaları da mükemmel olmayacaklar. Her zaman kendimizi biraz daha geliştirme imkanımız var! Peki bu açıdan bakarsak, sizin de harika bir blog yazısı yazmak ile ilgili tavsiyeleriniz var mı?

You may also like

One comment

  • Ayna 03/01/2017  

    Sitenizi ilgi ile takip ediyorum. Bilgiler icin Teşekkürler.