Blogunuza Güvenilirlik Kazandırmak ve Ziyaretçi Sayınızı Artırmak

1.1Yeni bir blog sahibi olmak istiyorsunuz ama kafanızda şu sorular var:

“Blog yazmaya başlamak istiyorum ama insanlar beni neden dinlesin?”

“Süslü – gösterişli unvanlarım yok. Başarılı – büyük sitelerden ve bloglardan aldığım referanslarım yok.

“Hayat hikâyem öyle rengârenk değil, hatta sıkıcı. Sırtımda çantayla dünyayı gezmişliğim yok. Hiç işimden kovulmadım ve yaptığım işten de memnunum.”

“Daha yeni başlıyorum. İnsanlar bloguma neden gelsinler?”

Blog yazmak isteyen birçok insan bunlara benzeyen düşüncelerle geri adım atıyorlar. Bir süredir yazmaya başlamış olan birçokları da bir başarı sağlayamamış olmanın hayal kırıklığıyla vazgeçiyorlar.

Bu kaygılarınızı çok iyi anlıyorum. Çünkü her aşamasını tanıyorum.

Daha fazla ilgi ve daha fazla ziyaretçi için uğraşan ve birbirleriyle rekabet eden yüzbinlerce blog var. Bunların birçoğu okurları cezbetmek, kendi markalarını oluşturmak ve belki de online (Türkçesi ‘çevrimiçi’ ama kulağımız alışmadı bir türlü) iş dünyasına girmek istiyorlar.

Ve henüz kimse umursamıyor. 19 abone sayısında takılıp kalıyorlar ve kimse onları ciddiye almıyor.

Bu problemin aslında gerçekten bir çözümü var.

Tüm yapmaları gereken ziyaretçinin şu sorusuna cevap vermek: Neden seni dinleyeyim? Seni güvenilir kılan nedir?

Kısacası ziyaretçiler şunu sorarlar: Burada dikkatimi ve zamanımı ayırmaya layık ne var?

Bunu kaya gibi sağlam bir şekilde yapmanın yolu sitenize güvenilirlik tesis eden unsurları eklemeye ilk günden başlamaktır.

#1 Görünürlük

Bu size otorite oluşturma konusunda en büyük artıyı sağlayan BÜYÜK bir unsurdur. Bu aynı zamanda biraz zaman, ciddi bir çaba ve dayanıklılık (eleştirilere açık olma) gerektiriyor.

Bunu yapmanın en iyi yolu Konuk Yazarlıktır.

Başka bloglarda konuk makaleleri yayınlar ve onların logolarını (gururla) sitenizde gösterirsiniz. Birçok blogger bunu sidebar’ında veya ana menüye yakın bir yerlerde gösteriyorlar. Bazıları da açılış sayfalarının en altına yerleştiriyorlar. Konumu önemli değil, bunlar yeni ziyaretçilerinizin gözündeki güvenilirliğinizi başka hiçbir şeyin yapamayacağı kadar artırırlar.

Belki de konuk makalesi yazmakla ilgili çok bilgi bulabilirsiniz fakat ben burada şunu söyleyeceğim:

Yakınlaşmakta fazla zorluk çekmeyeceğiniz küçük bloglarla işe başlayın. Belki zaten bu bloglardan birini takip ediyorsunuzdur, bazı yorumlar da bırakmışsınızdır, blog sahibi sizin farkınızdadır ve size böyle bir fırsat vermeye açık olabilir.

İçerik oluşturma ve blog okurlarını cezbedici başlıklar atma konusunda tecrübelendikçe, daha büyük izleyici kitlesi olan bloglara yakınlaşmak için özgüven kazanacaksınız.

Son olarak, elit bloglarlardan oluşan bir listeniz olsun. Yüz binlerle ifade edilecek kitlelere erişen siteler, onları aşağı yukarı biliyorsunuz. Bu sitelerde yer alma şansınızla ilgili fazla heyecanlanmadan ve streslenmeden önce, biraz zaman yatırımı yapın.

Bu sitelerde yayınlanmaya değer bir blog makalesini yazmak genellikle uzun saatler alır. Ancak asıl mesele, sonuçların bu çabaya değer olmasıdır. Ayrıca bazı sitelerin diğerlerinden daha iyi performans göstermesine bağlı olarak farklı oranlarda güzel bir trafik ve yeni okurlar kazanabilirsiniz.

Benim tavsiyem, küçüklerden başlayın, sunuşunuzu ve yazma becerinizi geliştirin ve yukarılara doğru ilerleyin.

#2 İÇerİk

İlk günden itibaren amaç odaklı içerik oluşturmalısınız. Bunun için blogunuzda herhangi bir şeyi yayınlamadan önce kendinize birkaç soru sorun:

  • Materyal okurlarıma uygun mu? Konuyla ilgili mi?
  • Bu bir şekilde onların işine yarayacak mı? Örneğin onlara ilham verecek, onları eğitecek veya güçlendirecek mi?

Ayrıca içeriğinizde uzmanlığınızı da göstermeniz gerekir. Okurlarınıza neden söz ettiğinizi bildiğinizi gösterin. Tecrübelerinizden ve nasıl bir fark oluşturabileceğinizden bahsedin.

Okurlarınıza onları önemsediğinizi, daha ehil olduğunuzu ve dikkatlerini hak ettiğinizi gösterin.

#3 TasarIm

Profesyonel görünümlü bir tasarım blogunuza anında güvenilirlik kazandırabilir. Sonuçta bu ziyaretçinizle ilk temas noktanızdır ve bazen tüm farkı bu sağlar.

Bir bağlantıyı tıklayıp ilk kez göreceğiniz bir bloga gittiğinizi düşünün. Edindiğiniz ilk izlenim de tam bir kargaşa olsun. Sayfada o kadar çok şey var ki nereye bakacağınızı bilemiyorsunuz ve daha da kötüsü ‘bu site ne ile ilgili’ anlayamıyorsunuz. Adeta dikkatinizi çekmek için yarışan flash reklamlar, parlak renkler, kayan resimler var.

Aklınıza gelen ilk fikir bunun ya spam ya da amatör bir site olduğudur.

Geri düğmesine basarsınız. Ve bir daha da uğramazsınız.

Evet, iyi bir tasarımın gücü böyle bir şeydir; kullanıcı dostu ve okurlarınızın blogunuzda zaman geçirmelerini sağlayan bir tasarımın…

Dikkat edin profesyonel görünümlü dedim. Bir tasarımcı kiralayacak kadar büyük paralar harcamak zorunda değilsiniz, fakat Headway, Thesis, Genesis, Woo gibi özelleştirilebilir tema düzenleyicilerine bakmanızı şiddetle tavsiye ederim.

Sosyal medya paylaşımlarının aksine, bu tamamen sizin kontrolünüz altında ve içeriklerinizi ilk günden itibaren profesyonel bir şekilde görüntülemeyi seçebilirsiniz.

#4 Sosyal Etkİbloglove

Bir mekânda birçok insan takılıyorsa, siz de gidip onlara katılmak istersiniz. Mutlaka iyi bir şeyler olmalı. En azından girip kendiniz bir görmek istersiniz. Merak ettiğinizden denemek için oraya biraz zaman ayırmaya meyilli olursunuz.

Bu sosyal etkinin gücüdür.

Blogunuzda sosyal etki Twitter tweetleri, Facebook beğenmeleri ve paylaşımları, Google Plus artıları ve Pinterest pinleri olarak şekil alır. Bu “kulaktan kulağa” etkisi imajınız için son derece önemlidir.

Bunun yanında yorum sayılarınız da okurlarda sizin geniş bir kitleye sahip olduğunuz fikrini uyandırır ve bu da sitenizi görülmeye değer kılar.

Söylediğim gibi, bu ilgiyi inşa etmek biraz zaman alır. (Ayrıca pazarlama, sosyal medya ve haber gibi belirli nişlerin sosyal paylaşımlarında çok büyük rakamlar görmek normaldir. Bu rakamlar moralinizi bozmasın.)

Yeni bir blogger olarak, sosyal medyada çok fazla zaman harcamak zorunda olduğunuzu düşünebilirsiniz. Bu birçok kişinin yanlış anladığı bir şeydir.

Olağanüstü sosyal etkisi olan birçok site bunu bir günde başarmadı. Hatta bir ayda bile değil. Belki yıllar sürdü. Büyük hayran kitleleri kazanmadan çok daha önce, faydalı içerikler üretmeye ve okurlarına değer sunmaya odaklandılar.

Okurlarınızdan onaylama almaya çalışmak yerine öncelikle içeriklerinize odaklanın. Okur onayı zaman içinde zaten oluşur. Özellikle de içeriğiniz gerçekten iyiyse.

#5 SÖzler

Bu başlangıç değil ama gelişme aşamasında tadını çıkaracağınız bir şey. Ünlü bir blogger ya da büyük sitelerin yazarlarından biri sizin yazınızı ‘retweet’leyecek, makalenize yorum bırakacak veya bir makalede sizin hakkınızda bir şeyler söyleyecek.

Bunları web sitenizde gösterebilirsiniz. Birçok kişi bunu stratejik olarak yapıyor. Size tavsiyem bunları “övgüler” veya “benim hakkımda söylenen güzel şeyler” gibi bir etiket altında sitenizin bir tarafına yerleştirmeniz. Hatırlatmalıyım ki bunlar “referanslar” dan biraz daha farklıdır, çünkü sizden ürün ya da hizmet satın almış müşterilerin sözleri değildir. Ama yine de siteniz için ilgi uyandırırlar.

Tabi ki bir ürün ya da hizmet satışı yaptıktan sonra müşteri referanslarını sitenize ekleyebilirsiniz.  Bu genellikle en son gerçekleşir, özellikle de eğer blog performansınız sayesinde takipçiler veya müşteriler kazanıyorsanız.

Hepsi bu kadar. Kayıp halka işte budur: Güvenilirlik faktörü. Bunu doğru anladığınızda her şey yerli yerine oturacaktır.

Blogunuza güvenilirlik kazandırmak için başka yollar da biliyor musunuz? Özellikle yeni bloglar için söyleyecekleriniz varsa lütfen yorum yapmaktan çekinmeyin. Söyleyeceklerinizi duymayı çok isterim.

Bunlar da tam okumalık

Bir yorum var

  • ERHAN DEMİREL 31/01/2015  

    SİZLERE BLOG YAZARAK BAŞARIYA ULAŞTIĞIM ŞU YAZIMIMI OKUMANIZI TAVSİYE DİYORUM…

    Admin: Verdiğiniz link blog yazarak kazanmakla alakalı değil. Yorumunuz onaylandı fakat link kaldırıldı. Lütfen reklam amacıyla dahi olsa insanları kandırmayalım. Teşekkürler.