blogunuz için kaliteli içerik

Bir “Kaliteli İçerik” Yazısı: Kantin Yemekleri ve Sizin Blogunuz

blogunuz için kaliteli içerik

Bugün size ilginç bir sorum var:

Kantin Yemekleri Neden Çok Sevilmez

Yatılı okullarda, askerde, üniversite veya devlet öğrenci yurdunda ya da benzer şekilde mecburi bulunduğumuz ortamlarda kantinler, kafeteryalar vardır. Çoğunlukla yemekler buralarda yenir. Hemen hemen hepimiz bunlardan birine benzer bir ortamda bulunmuş ve o yemekleri tecrübe etmişizdir. Eminim siz de bunlardan birisiniz.

Bazen şanslı günlerimiz olabiliyordu belki ama benim genel olarak bu tecrübelerim pek de iç açıcı sayılmazdı. Tabldotlardaki tam çıkmamış eski yemek izleri bir yana, bazı öğünlerdeki yemeklerin kokusunu hala hatırlıyorum…

Öğle yemeği vakti gelip de kafeteryaya yaklaşırken çoğu insanın içinde karışık duygular uyanırdı. Sınıftan -ya da talimden- kurtulmuş olmanın verdiği rahatlama ile mutluluk.. Arkadaşlarla takılacak olmanın heyecanı.. Ve bir taraftan da yemeklerle ilgili kaygı ve iç sıkıntısı…

Ne var ki -genelde- kantin yemeklerinin kaderi kötü olmaktır.

Nedeni mi?..

Kantin Yemeklerinin İçeriği

Okul ya da yurt, askeriye veya hastanede olsun, kantin yemeklerinin bir tek görevi vardır: 

İnsanları doyurmak.

İyi olmak zorunda değildirler; sadece bol olmaları gerekmektedir.

Yani kantin yemeklerini hazırlayanların ölçütü “hacim”dir. “Kalite” değil.

Peki bunun bizim işimizle ne ilgisi var? Çok ilgisi var derdim ama, bu yeterli olmaz: Bizim sorunumuz da tam olarak budur. Nasıl mı? Açıklayayım.

Çoğu içerik üretenlerin ve online girişimlerin de yaşadığı sıkıntı kaliteyle ilgilidir. Uzun zaman önce [internet yıllarına göre konuşuyoruz tabi ;) ] herhangi bir kalitede web içeriği oluşturmak yeterliydi. Bilgi çok azdı ve yalnızca herhangi bir konuda içerik üretmen gerekiyordu. Bol bol içerik.. Elbette her zaman kolayı tercih eden biz insanlar da bu yolu çabuk tükettik, ve böylece “içerik kantinleri” ortaya çıktı.

Fakat iki şey artık değişti:

  •  icon-adjust  Artık kesinlikle içerik sıkıntısı yaşanmıyor – Aksine bir fazlalık sıkıntısı var. Kanıtı mı? Google’da ‘pilav nasıl yapılır’ sorgusu için tam 500.000 adetten fazla arama sonucu gösteriliyor.
  •  icon-adjust  Arama motorları artık daha akıllı – Arama motorları dünya üzerindeki en zeki ve başarılı insanları seçip çalıştırıyorlar. Ve algoritmalarını bu insanlarla geliştirerek, arama sorgularında bu milyonlarca sonuçtan sadece en yüksek kalitede olanlarını görüntülüyorlar.

Bu gelişmelerin her ikisi de “içerik kantinlerinin” aleyhine işliyor.

İşte tavsiyem:

Küçük Gruplar Halinde İçerik Oluşturmayı Deneyin

Evet, daha fazla içerik daha fazla ilgi demektir. Ama kendini de tutman gerekir. Olay sadece yazmak ve bloguna her gün bir makale eklemek değildir.

İçeriklerinizle ilgili önce kalite ve promosyon (tanıtım) konularını ele alalım. Sonra zaten giderek hacmi artırırız.

Bu çok basit bir tarif aslında:

       “2 su bardağı yüksek kalite

        2 su bardağı çok iyi tanıtım”

Bu ölçüyü tutturduktan sonra artık tarifi 2 ya da 3 katına çıkarabilirsiniz.

Sadece dikkatli olun. Büyük ölçülerde içerik üretimine başladığınız zaman, bunu yönetmek zordur. 4 kişilik bir tencere pilavla 1.000 kişilik bir kazan pilavın kıvamını tutturmak nasıl aynı değilse bu da öyle..

Önce tadını test etmeli, ve sürekli de kontrol etmelisiniz, ki hala lezzetli mi bilesiniz. Kazanmak için yazıyorsanız bunu anlamanız gerekiyor.

Çünkü sizden istenen çok çok yazmak, her gün yazmak değil, okunur, anlaşılır, keyifli ve ziyaretçileri çeken içerikler üretmek.. değer üretmek, insanlara kalite sunmak ve bir fayda sağlamak.

Lütfen bana fikirlerinizi iletin. Evet, hiç çekinmeyin ve aşağıdaki yorum bölümüne tıklayıp aklınızdakileri söyleyin.. sorularınız varsa sorun.. yapmak istediğiniz bir yorum varsa yapın..

Bu beni mutlu eder, evet, eleştiri bile.. gerçekten, keyifle okurum. Çünkü başarılı insanların çoğunu daha başarılı kılan şey eleştirilmeye açık olmalarıdır. Benimle dilediğiniz zaman iletişim kurabilirsiniz.

Başarılı gelişiminizi izlemek ümidiyle.. olumlu haberlerinizi dört gözle bekliyor olacağım.

Sevgiler,

Yahya

Bunlar da tam okumalık