Neden Bazı Bloglar Çok Sevilirken Diğerleri Dibi Boylar?

başarılı bloglar - başarısız bloglar

Birçok bloglar belirsiz bir karanlıkta oyalanıp durur. Bu blogların ziyaretçi veya sayfa görüntüleme sayıları hiçbir zaman kayda değer oranlara ulaşmaz (günde 1.000, örneğin) ya da yazarlarının yüzlerce kitap / ürün satmalarına bir faydaları dokunmaz.

Eğer sadece eğlenmek için blog yazıyorsanız ve günde kaç hit (tıklanma) aldığınız sizi ilgilendirmiyorsa, bu da bir şeydir tabi. Ama yazılarınız için bir ağ (network) ve bir platform oluşturmak için blogu kullanıyorsanız, o zaman insanların dikkatini nasıl çekebileceğinizi elbette merak ediyorsunuzdur – ve ben sizse bunu nasıl yapabileceğinizi söyleyebilirim.

Peki, bu azınlığı çoğunluktan ayıran nedir sizce? Başarılı blogları diğer sürüden ayıran farktan söz ediyorum. Bu benim İste ve Yap!’ı kurarken ve başka yazarların sitelerini okurken yıllar boyunca araştırıp cevabını aradığım bir soru.

Çok ilginçtir, cevap gayet basit: hemen hemen her başarılı blogda var olan temel bir unsur (şunu unutmayın ki bu anahtar özellik sadece bloglara özgü de değil; popüler sosyal medya hesapları da bu özelliği bulunduruyor).

Hangi Özellik Başarılı Blogları Diğerlerinden Ayırıyor?

Bir an durup düşünün, sabahları ilk internete girip de açtığınız siteler hangileri? Neredeyse eminim ki facebook ve e-mailleriniz. Büyük çoğunluğun cevabı bunlar olacaktır.

Peki ama neden sabahları ilk ve geceleri de en son olarak bu siteleri ziyaret ediyoruz?  Neden buralarda bu kadar çok zaman harcıyoruz? Muhtemelen hiç düşünmediniz ama bunun cevabı aslında çok açık: Bu siteler sizin için büyük değer sağlıyorlar.

Email dünyanın herhangi bir yerindeki birisiyle bağlantı kurabilmenizi sağlar, anında ve bedava. Bunun aslında ne kadar müthiş bir şey olduğunu bir an için düşünün. Facebook size haberleri, makaleleri ve çeşitli yazılarla resimleri paylaşabilme imkanı verir – yine bedava. Muhtemelen bu siteleri o kadar uzun zamandır kullanıyorsunuz ki onların aslında ne kadar muhteşem olduğunu unutmuş durumdasınız – ve her ikisinin de nasıl da “değerli” olduğunu..

Ve işte bu da cevabımız; az sayıdaki büyük / başarılı siteyi çok sayıdaki diğerlerinden ayıran unsur: DEĞER!

Unutmayın ki, herhangi bir zamanda, onlarca ve yüzlerce konu, web sitesi, marka dikkatimizi çekmek ve ilgimizi yakalamak için birbirleriyle yarışıyor. Bu da demek oluyor ki sizin blogunuz da okunmak için gerçekten fena halde dikkat çekici ve teşvik edici içerikler barındırmalı. Bu başka yerlerden bulması ve toparlaması zor bilgileri sunmak… okurları güldürmek veya onları bilgilendirmek… ya da yaşamlarını kolaylaştıracak veya güzelleştirecek tavsiyeler paylaşmak olabilir. Bu unsurlardan herhangi birisi olabilir. Bunların hepsine bir blogda “değer” deniyor.

Ben bir değer sunuyor muyum?

Hadi diyelim ben geçen hafta sonu İzmir Alsancak’ta bir parkta minik oğlum ile vakit geçirdim. Güzel ve güneşli bir günde oğlumun oyuncaklarla oynarken harika fotoğraflarını çektim. Sonra bunun blogum için güzel bir makale olacağını düşünüp çektiğim en iyi resimleri, onun ne kadar şirin olduğuyla ilgili bazı aptal espriler ve yorumlarla birlikte yayınladım. Şimdi size soruyorum:

Bu size ilginç geliyor mu?

Gerçekten geçen cumartesi benim ne yaptığım umurunuzda olur muydu?

Büyük olasılıkla umurunuzda değil. Çünkü dikkatinizi onca diğer (çok daha iyi) şeyden ayırıp da benim bu yayınıma göz atmaya değecek kadar ilginç bir şey değil. Bu da tamamen anlaşılabilir bir durum – çünkü bu makale sizin için hiçbir gerçek değer içermiyor. Aslına bakarsanız bu sadece benim için bir değer taşıyor; oğlumla geçirdiğim güzel bir günü belgelemek için harika bir fırsat bulmuş oldum.

Lovely little girl making makeupİnsanlar çok basit bir gerçeğin farkına varmaksızın kendilerini blog yaz(!)maya adıyorlar: yazdıkları bloğun içeriği başkaları için hiç yardımcı değil, sadece kendi hoşlarına gidiyor. Bunu özellikle tırnaklarını ve yüzlerini boyadıkları o türlü kozmetik oyuncaklarını tanıtıp durdukları aptal moda blogu yazan Türk hanım kızlarımıza atfetmek istiyorum. Bir de kek tarifi yazıp duruyorlar ya hani, kim bilir aynı tarifin kaçıncı kere blogpost bloglarında yer aldığını bilmeden ya da düşünmeden… Kimse alınganlık yapmasın lütfen, isteyen moda/kozmetik blogu yayınlayabilir elbette. Biz ne yapıldığı ile değil, yapılma yöntemleriyle ilgileniyoruz.

Nasıl Değer Oluşturulur?

Eğer ben gerçekten başkalarının dikkatini çekmek için yarışmak istiyorsam, spot ışıklarını kendimden uzaklaştırmalıyım.Bunu yapmanın en iyi yolu kendim için değil, daha önce hiç görmediğim insanlar için önemli ve kıymetli olabilecek bir şeyler ortaya koymaktır.

Dikkatinizi çekiyorum; buna karar verdiğim anda görevim artık daha karmaşık hale gelmektedir (fakat bu doğru yolda olduğuma dair iyi bir işarettir). Zaten birçoklarının “değer üretmek” deyince kaçmasının ve bunun yerine daha kolay olan, şapşalca bloglar açıp kendi egolarını tatmin ettikleri fotoğraflarını paylaşmalarının sebebi de işte budur.

Öyleyse size ikinci bir soru: Bu resimlerle dolu olan yazımı es geçip okumazken, “Alsancak’ta -Belki de Hiç Görmediğiniz- 5 Mükemmel Aile ve Çocuk Parkı” adını verdiğim bir başka blog makalesini okur muydunuz? Tahmin ediyorum ki okurdunuz, çünkü bu makale sizin için bir şeyler ifade ediyor ve elle tutulur bir değer sunuyor. Bunun içeriği size yaşamınız için bir kolaylık veya güzellik vaat ediyor.

Bir blog yazısının yeterince önemli ve değerli olup olmadığını basitçe test etmek istiyorsanız, şu soruyu sorabilirsiniz: Bu yazıyı hazırlamak kolay mıydı yoksa kolay değil miydi?

Herhangi bir şey ne kadar değerliyse, tipik olarak hazırlaması da o kadar zor demektir. Bu tweetlenir ;)

Tweet: Herhangi bir şey ne kadar değerliyse, tipik olarak hazırlaması da o kadar zor demektir. @isteveyap[symple_box color=”blue” fade_in=”false” float=”center” text_align=”left” width=””]
Herhangi bir şey ne kadar değerliyse, tipik olarak hazırlaması da o kadar zor demektir.
[/symple_box]

Ve işte en başta ‘birçok bloglar belirsiz bir karanlıkta oyalanıp durur’ dememizin sebebi: Çünkü yazarlar, insanların dikkatini talep etmeye yetecek kadar değerli bir içeriği oluşturmak için gereken zamanı ayırmıyorlar.

Bunu bir düşünün. Oğlumla geçirdiğim günün resimleriyle dolu olan bir yazıyı hazırlamam ne kadar vaktimi alırdı? Muhtemelen 20 dakika. Peki ya ikinci yazıyı hazırlamam ne kadar vaktimi alırdı? Çok daha fazla.

Parkları gezip incelemem ya da gezmiş olan insanlarla konuşmam gerekirdi. Parkların resimlerini toplamam ve nerede olduklarını ekran görüntüleriyle örneğin Google Haritalar üzerinden sizlere göstermem gerekirdi. Ve hepsi hakkında belli başlı bilgileri, iyi ve hoş taraflarını size özetle yazmam gerekirdi.

Böyle bir yazıyı hazırlamam ise benim tahminime göre toplamda 4 ilâ 8 saatimi alırdı. Burada çok daha fazla “iş” var, fakat nihayet ortaya çıkan sonuç okurlar için çok daha “değerli”.

başarılı bloglar iste ve yapÖyleyse bir dahaki sefere Çeşme’ye tatile gittiğiniz zaman, dönünce insanların yolculuğunuzun ve tatilinizin nasıl geçtiğini merak ettiklerini varsaymayın. Onun yerine “teşvikler insanları harekete geçirir” kuralını hatırlayın ve insanlara faydalı bilgiler sunmaya çalışın. Böylece sizi okumaları için de onlara bir sebep verin. Eğer “Çeşme’deki Çılgın Tatilimiz” adını verdiğin yazında hep kendinden bahseder ve yediğin yemeklerin, giydiğin bikinilerin, ojeli seksi (?) ayaklarının resimlerini paylaşıp durursan, ben bu yazıyı görmezden gelirim. Ama “Çeşme’de Ziyaret Edilebilecek 7 Müthiş Mekân” adıyla bir yazı yayınlarsan, muhtemelen dikkatimi yakalarsın.

Aksi takdirde giderek kendin pişir kendin ye kıvamında bir bloga sahip olmak kaçınılmazdır.

Bir de başka blogları gezmek, kendi blogundan başka blogları ziyaret edip okumak gerekiyor. Bu size insanların neleri ciddiye aldığı ve nelerden hoşlandıklarıyla ilgili fikirler verir. Ve bloğunuza “değer” kazandırmak üzere daha faydalı içerikler oluşturmak konusunda size yardımcı olur. Maalesef bu konuda da bir hayli zayıf bir toplum olduğumuzu gözlemliyorum. Ve bununla ilgili sizin de fikirlerinizi merak ediyorum. Dünyada Okur-Yazar Türkiye’de Yazar-Okumaz adlı makalenin altında siz de fikrinizi paylaşabilirsiniz (eğlenceli bir konu).

Gördüğünüz gibi aslında bir blogu başarılı kılmak ve blogunuz üzerinden para kazanmak basit bazı kurallara dayanıyor. Ve bu basit kuralları uyguladığınız zaman blogunuzun başarısını görmeniz ve yüksek trafik oranlarına ulaşmanız mümkün. Yüksek trafik konusunda yıllara dayanan tecrübelerim ve denenmiş birbirinden faydalı ipuçları ve taktikler anlattığım Müthiş Bir Trafik İçin Müthiş Bir Kılavuz adlı e-kitabı bilgisayarınıza indirip görmek isteyebilirsiniz. Sitenin içinde ona kolayca ulaşacaksınız.

[symple_box color=”blue” fade_in=”false” float=”center” text_align=”left” width=””]
Sürpriz Hediye: Bu makalenin altına yorum yapanlardan *rastgele* birine hediye olarak Müthiş Bir Trafik İçin Müthiş Bir Kılavuz e-kitabı ücretsiz verilecektir.
[/symple_box]

Müthiş Bir Trafik İçin Müthiş Bir Kılavuz

 

You may also like

4 comments

  • E. Melis Neşe 27/06/2014  

    İlk başta gözüme uzun gözükse de bir çırpıda okumuşum.çok faydalı ilham verici bir yazı. Fikir verdiğiniz için teşekkürler :)
    Melis

    • Yahya 28/06/2014  

      Faydalandıysanız ne mutlu bana.. ;)

  • Çiğdem 27/06/2014  

    Faydalı içerik konusuna katılıyorum, çok haklısınız.

    • Yahya 28/06/2014  

      Teşekkürler Çiğdem Hanım.. Sizin blogunuz da oldukça faydalı gözüküyor, tebrik ederim.

      Başarılar,
      Yahya.